Çocuk ve Okul: Problem Olaylarda Yuvanın Yetki Bilinci Nedir?

Çocuğunuzun sorunlarını çözümlemede yuvalar yetki sınırını nasıl belirler ya da belirlemelidir?

Yaşantımızda karşımıza çıkan sorunlar, belki geçmiş yıllarımızda ufak tefek önlemlerle sorun haline gelmeden çözümlenebilirdi.Çocuklarımızın her bakımdan sağlıklı gelişebilmesi için aile ve anaokuluokulun paylaştıkları sorumluluk çok büyüktür.Bir çok sorun okulda çocukların dikkatli ve sürekli gözlemlenmesiyle, aile-okul işbirliği ve iyi niyetiyle, teketek çalışma yöntemleriyle ve yetkili uzmanlarca Türk çocuklarına uyarlanmış çeşitli  değerlendirme tekniklerinin kullanımı ile çözümlenebilir.

Ancak bazı tip problemlerin ilk aşama çözümleri okulda yapılabilirse de kesin tedavi,terapötik ortamda terapi gerektirebilir.Yuvadaki bütün çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini üstlenen psikolog ve pedagog, görev tanımını aşan problemlere eğitim programı çerçevesinde özel bir zaman ayıramaz.Okul hizmetlerini aşan bu gibi durumlarda problemi güvendiği bir uzmana devretmek kurumun yetkili psikolog veya pedagogun görevidir.Bu ilişki sağlandıktan sonra, uzman psikoloğun çizdiği doğrultuda aile ve okul tedaviye yardımcı olmalıdır.Bu işbirliği, uzmanca veya okulca istismar edilmemek kaydıyla, okulun yetersizliğinin değil aksine olgunluğunun ve kendi yetki sınırlarının bilincinde olduğunun kanıtıdır.Konuyu örneklerle açarsak:

1 ) Birinci tip problemler, “pedagojik” diye adlandırılan, alışkanlıklara -davranışlara dayalı çözümü somut ayarlamalara bağlı olan sorunlardır ki kaynağı okul veya aile olabilir.

  • Okuldan kaynaklanan problemlere örnek (ve) çözüm: Okula ilk geldiği günlerde sofraya oturmasına rağmen yemek yemeyen çocuk, sebebi sorulduğunda “ben küçük kaşık ile yemem, büyük kaşık isterim” cevabı üzerine çocuğa istisna yapılıp büyük kaşık verilerek sorun çok basit bir şekilde çözümlenir.
  • Aileden kaynaklanan probleme örnek (ve) çözüm:Yemekte masaya oturmayı reddeden veya sık sık kalkan çocuğa sorulduğunda “oturmak istemiyorum” cevabı üzerine aile aranır ve çocuğun evde masaya oturmadan nerede oyalanırsa yemeği anne tarafınndan o esnada yedirildiği öğrenilir.Veliye çocuğun yavaş yavaş sofrada oturup yemeğe alıştırılması önerilir. Yuvada da aynı teşvik uygulanır ve okuldan kaynaklanan problemlerden daha uzun bir sürede de olsa bu teknik ayarlama ile olumlu netice elde edilir.

2) Bu tip problemler ki bunlar daha duygusal kökenli problemlerdir. Bunları, a) okula yansıyan, b) yuva-cocuksalt ailede görülen ve c) uzman psikolog müdahalesi gerektiren problemler diye ayırabiliriz.

  • Okula yanısyan sorunlara örnek: Yeni kardeşi olan bir çocukta, kendinde küçük çocukları çimdikleme, eskiden kabul ettiği sorumluluklardan kaçma,aşırı hareketlilik veya sonradan ortaya çıkan aileye aşırı bağlılık gözlemlenebilir.Çocuğun sorununun, şimdiye kadar görmüş olduğu ilginin doğal olarak ikiye bölünmesinden ileriye geldiği düşünülebilir.Aile ile irtibat kurulur, evde de aynı tepkileri gösterdiği anlaşılırsa, “c” şıkkında açıkladığımız, uzman psikolog müdahalesi gerektiren bir durum ortaya çıkmaz ve tahmin doğru doğrulanırsa veli ile görüşülür ve ortak bir tutuma karar verilir. Örneğin okulda ve evde çocuğa ayrılmış bir vakit, özel ilgi ve teketek uğraşlarla değerlendirme gibi, doğal bir tepki olduğunu bilerek yapılacak aile-okul ilişkileri ve tavır ayarlamasıyla çocuğun zaman içinde bu gerçekle sağlıklı ve mutlu iç içe yaşamasını öğrendiğini görürüz.
  • Salt ailede görülen davranışlara örnek: Çocuk bir önceki örnekte olduğu gibi sorunlarını okula yansıtmayıp evde göstermektedir. Aile okula başvurarak sorunu iletir.Okul psikoloğu-pedagoğu yardımıcı olabilmek için veliyle karşılıklı görüşür.Muhtemelen bir kardeş kıskançlığı sorunu olduğu anlaşılırsa veliye bu devreyi olumlu atlatabilmesi için çeşitli önerilerde bulunur.Bundan sonrası aile ve çocuk arasında çözümlenebildiğinden okul veliyle iritibatı sürdürür ve çocuğun gelişmesini yakından takip eder. Her iki maddede de çözümün sağlıklı ve başarılı olabilmesi için ailelerin konuya duyarlı ve gayretli (yapıcı) yaklaşmaları gerekir.Bu konuda veliler okul yetkililerinden uyarı almayı, bunlara uymayı reddediyor ise bir uzman psikoloğa danışmanaları tavsiye olunur.
  • Yukarıda örneklemeye çalıştığımız uyarlamalarla netice alınamayan bir durumla karşı karşıya kalınabilir.Yapılan değerlendirme neticesinde çocuğun probleminin eğitim kurumunun yetki ve sınırlarını aşan boyutlara vardığını görebiliriz.Bu durumda yapılacak tek şey, başta bahsettiğimiz gibi durumu uzmana devretmek ve onun önerdiği tutum ve yöntemle okul-aile-uzman psikolog işbirliğiyle konuya çözüm getirmektir.Örneğin çocuğun uyumsuz davranışları değerlendirme neticesinde kardeş kıskançlığından öte doğum, ölüm, anneyi kaybetme korkusundan kaynaklandığı tespit edilir. Ancak telkin, aile ve okulun tutumu çözüme ulaşmaz ve davranışların kaynağı tespit edilemezse tedavi olanaklarına ve yetkisine sahip bir uzman psikoloğa başvurulur.

Çocuklar büyürken çeşitli evrrelerden geçerler.Tökezleseler de aslen engelleri aşmak için anaokulu-yetkimücadele edecek güçtedirler. Onların tökezlemelerinde paniğe kapılmadan, olayları büyütmeden onlara mücadele hakkı ile kendi kendilerine başarma şansı vererek onlara özgürlük tanımalı, gereksiz veya yersiz müdahalelerden kaçınılmalıdır. Önemli olan varlığımız ve sevgimizi hissetmeleridir. Çocuklar her aşamayı kendi çabaları neticesinde aştıkça güçlenirler ve özgüvenli mutlu birer kişi olarak gelişirler.

Ancak çocuğunuzun içinde bulunduğu durumda çocuğunuz günlük rutinlerinde, duygu durumunda ve davranışlarında ciddi değişim fark ediyor iseniz mutlaka en kısa sürede psikolojik destek almayı unutmayın.

Çocuğunuza yuva seçerken dikkat etmeniz gerekenleri içeren yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

 

Kaynak: Pedagog Zeynep Tuluy

 

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com