Konuk Yazar: Pusetteki Çocuklar Ne Olacak?

Merhaba, bu değerli blogda ben de ara sıra misafir olacağım. Yıllarca yuvalarda öğretmenlik, müdürlük, kuruculuk yapmış, psikolojik danışmanlık kurmuş, özel dersler vermiş, Tufts Üniversitesi(ABD) mezunu, emekli ve kronik bir pedagogum ve anneyim.

İnsan mesleğini aşkla benimser ve yaşarsa hayata bakış açısı da tanımlanıyor. Nitekim bu gündelik yaşamda gözlemlediğim, düşündüğüm ve yorumladığım birçok olay var. İşte bunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Hala daha da çocuk kitaplarını zevkle okurum, incelerim-sizlerle ileriki yazılarımda bunları da paylaşacağım.

Haydi o zaman “Pusetteki çocuklar ne olacak?” başlığı ile başlayalım. Yürürken çok sık karşılaştığım manzara şu: 4 yaş, 5 yaş, 6 yaşlarında pusetlere sıkıştırılmış, gözleri donuklaşmış elinde yarım simit çevresi ile iletişimi kalmamış çocuklar… Puseti yönlendiren ebeveynler de alışverişte, arkadaşı ile sohbette ya da telefonda…

Tabii zordur çocukla dışarı çıkmak, yavaş yürür, duvarların üzerine çıkar, yerden izmarit toplar, koşar -kaçar (hepsini de kızım yaptı!) ve daha neler neler..Ama bir çocuğun tüm bunları yapması lazım.

Çocuk, çevresi ile iletişime geçmeli, deneyim kazanmalı hem de hareket etmesi nörolojik olarak gereklidir ve hareket sağlıklı gelişim için şarttır.

Pusette oturan çocuk sadece göz ve kulaklarını kullanır, ebeveyn çocuğu ile yüz yüze değildir, çocuk edilgendir. bebek-arabasiBu durumda çocuk yalnız, pasif, ebeveyne bağımlı ve tembel bir konumda bulunur.

” Ama yoruluyor.” dediğinizi duyar gibiyim.

Vakitlice çıkın, yorulmaya başlayınca bir kafede kakaolu süt için ya da bir bankta oturup evden getirdiğiniz elma dilimlerini paylaşın. Baş başa sohbet için ideal ve değerli bir fırsatı kaçırmayın. Çocuğunuz yürüdükçe dayanıklılığı artacaktır, oturdukça değil. Pasifliğin beslenmesi, çocuğun ileri ki yaşları için yanlış bir mesaj iletiyor:

“Sen yönlendiremezsin, yapamazsın, beceremezsin, karar vermezsin; sen otur, bekle, hayat (yani ebeveyn) nereye yönlendirirse oraya git.”

Daha sonra ilkokulun başlaması ile çocuğun sorumluluk almasını, ödevlerini kendi başına yapmasını, arkadaşı ile sorunlarını çözmesini, aktif, mücadeleci, tuttuğunu koparan, başarılı bir çocuk olmasını bekliyoruz. Bu çocuk için hiç adil değil, haksızlık!

“Çocuğu gezdirmek” onun hareket edebileceği, sosyalleşebileceği ortamlardır. Alışverişinizden, arkadaşınızla kahveye buluşmadan önce her gün onunla bir çocuk parkında veya herhangi bir açık alanda (çocuklar her şeyle her yerde bir oyun yaratabilir) vakit geçirin ve çocuğunuzla oynayın. Bırakın çocuğunuz koşsun, zıplasın, düşsün, kalksın, oynadığı  çocukla oyuncağı paylaşamasın, tartışmayı ve dostluğu öğrensin, kediye, kuşa, bebek-arabasiçiçeğe baksın…

Sonra göreceksiniz ki siz arkadaşınız ile kahve içerken yanınıza aldığınız boyama kitabı, minik oyuncakları ile sakince oynayabilecektir. Sizi arkadaşınız ile paylaşabilecektir.

Lütfen 3 yaşına gelmiş sağlıklı çocuklarınızı kendi rahatımız için pusetle taşımayalım, günün belirli saatlerinde çocuğa odaklı bir program yaparak, hayatı yaşayarak öğrenmelerini sağlıklı gelişimlerine yardımcı olun. İnanın evde çok daha uyumlu, sizinle ve çevresiyle iletişimi aha kuvvetli daha özgüvenli çocuklar yetiştirmiş olacaksınız.

İyi günler, iyi paylaşımlar,

Not: Haftaya “Anneler Dikkat Erkekler Rol Çalmaya Başladı” yazımda hayranlıkla izlediğim babaları/erkekleri konu alacağım.

 

Zeynep Tuluy- Uzm. Pedagog

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com