otizm-farkindalik-gunu

Konuk Yazar: 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü, Otizm Belirtileri Nelerdir? Otizm Spektrum Bozukluğunda Erken Tanın Önemi

Uzman Psikolog Ayşin Yarar, 2 Nisan Otizim Farkındalık Günü sebebiyle  otizim spektrum özelliklerini, erken tanının önemini ve logo_3ebeveynlere önerilerini cocuklaringelisimi.com için yazdı.

 

 

Otizm Sepktrum Bozukluğu Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu, yaşamın ilk 3 yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden bir gelişimsel sendromdur. Kişinin sosyal yaşamını, iletişim becerilerini ve davranışlarını etkiler.

İlk kez 1943 yılında bilimsel anlamda Leo Kanner adlı bir çocuk psikiyatristi tarafından tanımlanan otizm, genetik, nörobiyolojik ve çevresel faktörlerden etkilenerek ortaya çıkan, ancak kesin nedeni tam olarak bilinmeyen karmaşık bir gelişimsel sendromdur. Otizme neyin neden olduğu henüz tam olarak bilinmediği için, hamilelik döneminde yapılan testlerde de otizmin tespit edilmesi mümkün değildir.

Otizmin her çeşit toplumda ve farklı coğrafyalarda görüldüğünü, bu nedenle her hangi bir toplumsal veya ekonomik nedenden ve ya ailelerin çocuklarını yetiştirme şartları ve tutumlarından kaynaklanmadığını biliyoruz.

Otizm Spektrum Bozukluğu’nu, hafiften ağıra doğru giden farklı tabloların görüldüğü, geniş bir terim olarak düşünmek gerekir. Önceki yıllarda sıklıkla “Yaygın Gelişimsel Bozukluklar” genel terimi kullanılmaktayken, bu gün bunun yerini  “Otizm Spektrum Bozukluğu”  terimi almıştır.

2013 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği’nin yayımladığı kılavuza (DSM-5) göre, Otizm Spektrum Bozukluğu iki başlık altındaki yetersizlikler ile karakterizedir:

1) Toplumsal İletişim ve Etkileşimde Güçlükler

  • İlişki kurma ve sürdürmede zorlanmaotizm-spektrum-bozuklugu
  • Göz kontağı kuramama
  • Duyguları ifade edememe
  • Etkileşim başlatma ve sürdürmede zorlanma

2) Sınırlı-Yineleyici Davranış Örüntüleri (Tekrarlayıcı Davranışlar)

  • Basmakalıp ve tekrarlayıcı motor hareketler
  • Aynılıkta ısrar, rutine sıkı bağlılık
  • Sınırlı ve yoğun ilgi alanı
  • Duyusal az veya çok uyarılma

 

Otizm Spektrum Bozukluğunun Görülme Sıklığı Nedir?

2012 yılında Amerika’da yapılan bazı araştırmalara göre, her 88 çocuktan birinin otizm özellikleri gösterdiği belirlenmiş iken, 2014 yılında 68 çocuktan birinde otizm görüldüğü bildirilmektedir.

 

Otizm Spektrum Bozukluğunun son yıllarda bu denli artmış olmasının nedeni olarak;

  • Toplumdaki farkındalığın artmasıyla otizmin daha iyi tanındığı ve hafif düzeylerinin de bu hesaba katıldığı düşünülmektedir.
  • Çevre kirliliği, radyasyon, beslenme alışkanlıklarının değişmesi gibi nedenlerle bu sayının arttığı düşünülmektedir ancak bu konuda yeterli bilimsel çalışma bulunmamaktadır.
  • Otizm, erkek çocuklarda kızlara oranla 5 kat fazla görülmektedir, ancak kız çocuklarında daha ağır seyrettiği belirtilmektedir.

 

 

2-nisan-otizm-farkindalik-gunu

Otizmin bebeklik döneminde, ilk olarak ortaya çıkışı iki farklı şekilde görülebilmektedir:

1) Doğumdan itibaren yavaş bir gelişme, motor ve zihinsel becerilerde gecikmeler ve otistik

davranışların sekizinci ay civarında belirmesi

2) Doğumdan itibaren normal ya da normale yakın bir gelişme sürecinin ardından, gelişmenin 18 ay civarında gerilemesi ya da öğrenilenlerin kaybolması

 

Otizm Spektrum Bozukluğunun Belirtileri:

Sosyal İlişkiler: Otizmli çocuklar çevrelerinde olup bitene karşı ilgisiz dururken, kendi dünyalarında yaşıyor izlenimi verirler. İsmi söylendiğinde dönüp bakmayan bu çocuklar, insanlarla göz kontağı kurmaktan da kaçınırlar. Yaşıtları ve yetişkinler ile iletişim kurmakta oldukça zorlanırlar. Diğer insanlarla sosyal ilişki içine girmekten özellikle kaçınırlar. Yaşıtlarıyla anlamlı oyun oynama,  oyunlarda hayal gücünü kullanma, uygun sosyal davranışlarda bulunma gibi sosyal gelişim becerilerinde zorlanırlar ve desteğe ihtiyaç duyarlar. Yetişkinle ortak dikkat (joint attention) ve karşılıklı etkileşime girme çabası göstermezler.

Ortak dikkat: Çocuk tanımadığı bir objeyi ağzına atacak iken bir gözüyle annesine bakar,  tepkisini görmek ister, onay verilip verilmediğini bilmek ister. Fakat otizmli çocuklarda bu çaba genellikle görülmemektedir.

İletişim Becerileri:  Otizmli bireylerde görülen başlıca sorunlardan biri iletişim problemleridir. Hem “alıcı dil”  hem de “ifade edici dil” becerilerinde çeşitli zorluklar yaşarlar. Otizmde konuşmanın gecikmesi, hiç gelişmemesi veya farklı bir dil kullanımı söz konusu olabilir. Etrafından veya tv’den duydukları bir kelimeyi/cümleyi sürekli olarak papağan gibi tekrarlayabilen (ekolali)  otizmliler genellikle “ben, sen” gibi zamirlerin kullanımında da sıkıntı yaşarlar (kendilerinden üçüncü bir kişi gibi bahsedebilirler). Otizmli çocukların %40’ında konuşma hiç gelişmeyebilir. Konuşmanın geliştiği otizmlilerde ise karşılıklı anlamlı konuşmayı sürdürme, ses tonunu ve vurgulamaları ayarlama, konuşurken jest ve mimikleri kullanma gibi iletişim becerilerinde farklılıklar ve zorluklar görülmektedir.

Zihinsel Gelişim: Otizmli bireylerin zihinsel gelişim süreçlerini değerlendirdiğimizde bazı dengesizliklerle karşılaşabiliriz. Bazı becerilerde yaşının altında bir gelişim gösteren bu kişiler, bazı becerilerde ise yaşına uygun hatta yaşından ileri düzeyde bir gelişme gösterebilirler. Örneğin konuşmanın hiç gelişmediği otizmli bir çocuk, yaşının oldukça üstünde olan çok parçalı bir yap-bozu kolaylıkla tamamlayabilir. Farklı düşünce biçimlerine sahip olan otizmli bireyler, detaylara aşırı odaklanıp bütünü görmekte zorlanabilirler. Soyut düşünce, mecaz anlamlar ve neden- sonuç ilişkilerini anlamakta güçlük yaşarlar. Diğer insanların duygu ve düşüncelerini fark edip anlama (empati kurma) ve davranışlarını ona göre ayarlama gibi becerilerde zorlanırlar. Bazı bireylerin müzik, resim ve görsel hafıza gibi sınırlı konularda özel yetenekleri olabilmektedir. Ancak bu sanıldığının aksine %10 gibi bir popülasyonda görülür.

Fiziksel Gelişim: Otizmli çocuklar fiziksel görünüş olarak bir farklılık göstermezler. Motor becerilerin kazanımı genellikle yaşlarına uygun zamanlara denk düşse de, motor koordinasyon problemleri yaşarlar. Özellikle küçük yaşlarda, parmak ucunda yürüme görülebilir. Vücut ve kas kontrolüyle ilgili sıkıntı yaşarlar, kaba motor ve ince motor gelişim alanlarında beceriksizdirler ve desteğe ihtiyaç duyarlar.

Farklı Davranış Paternleri ve İlgi Alanları: Otizmli bireylerde ellerini, parmaklarını sallama, vücudunu ileri-geri sallama, kendi etrafında dönme, yuvarlak nesneleri döndürme, objeleri sıralama gibi tekrarlayan davranışlar (stereotipik hareketler) görülebilir. Belirli nesnelere takıntı düzeyinde bağımlılık geliştirebilirler (elinde sürekli bir obje tutma isteği görülebilir). Oyuncaklardan çok mutfak aletleri, deterjan, şampuan kutuları, kredi kartları, market dergileri vs. ilgilerini çekebilir. Değişikliklere karşı direnç gösteren otizmli bireyler, genellikle aynı rutin içinde yaşama ihtiyacı duyarlar.

Duyusal Uyaranlara Farklı Tepkiler: Otizmli bireylerin duyusal uyaranlara farklı tepkiler verdikleri görülmektedir. Örneğin yüksek ses gibi işitsel bir uyarana bazıları aşırı tepki verip kulaklarını kaparken, bazıları ise tepkisiz kalabilmektedir. Parlak ışıklar, dönen renkli nesneler genellikle ilgilerini çeker. Bazıları kendilerine dokunulmasından veya oyun hamuru, pütürlü yüzeyler gibi değişik dokudaki nesnelere dokunmaktan hoşlanmazken, bazıları bunlardan rahatsız olmayabilir. Birçok otizmli bireyin kokulara ve tatlara karşı çok duyarlı ve hassas olduğunu bilmekteyiz. İlaç içmekte genellikle zorlanırlar. Yiyeceklerin içine karıştırılsa dahi anında bunu anlar ve reddederler. Beslenme konusunda da oldukça seçicidirler, yeni tatları denemekten kaçınırlar.

Otizm Spektrum Bozukluğuna eşlik eden sorunlar: Dikkat problemleri, hiperaktivite, uyku sorunları, yeme sorunları, epilepsi nöbetleri (%20-50), kendine ve çevreye zarar verici davranışlar otizme eşlik edebilir.

Erken Tanının ÖNEMİ!

Otizmin erken dönemde farkına varılması ve tanılanması, ileriki dönemde çocuğun gelişimi adına önemli rol oynamaktadır. Gelişimdeki sapmalar ve farklılıklar ne kadar erken farkına varılırsa ve müdahale edilirse, gelişmeler o kadar hızlı görülmektedir.

Anne-babalar çocuklarını bebeklik dönemi dediğimiz 0-2 yaşları arasında iyi gözlemlemeli, her hangi bir farklılık gördüklerinde, önce çocuk doktorlarına, gerekirse de bir çocuk psikiyatrisi uzmanına danışmaları uygun olacaktır.

Otizm için bilinen en etkili tedavi yöntemiözel eğitim”dir. Bunun yanı sıra gerekli durumlarda davranışsal sorunları azaltmak, dikkati arttırmak, dürtü kontrolünü sağlamaya yardımcı olması amacıyla ilaç tedavisi de kullanılmaktadır.

Erken dönemde fark edilip tanı alan ve yoğun şekilde özel eğitim ile desteklenen çocuklar, ileriki yaşamlarında pek çok beceriyi kazanmış olarak, bağımsızlaşabilme şansına sahip olmaktadırlar.

Anne-Babalar Hangi İşaretlere Dikkat Etmeli?otizm-cocuk

  • Çocuğunuz ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa,
  • Sizinle göz kontağı kurmaktan kaçınıyorsa ve ya çok kısa süreli gözünüze bakıyorsa,
  • 15 aylıkken hala anlamlı bir kaç kelimesi ve ya ma-ma-ma/ ba-ba-ba gibi hece tekrarları yoksa,
  • İsteklerini göstermek için işaret parmağını kullanmıyorsa,
  • Sizinle iletişim kurup, ce-ee tarzındaki sosyal oyunlara karşılık ve ya tepki vermiyorsa,
  • Oyuncaklarla amaca yönelik biçimde oynamıyorsa (arabayı yerde sürmek yerine, sürekli tekerleklerini çeviriyorsa),
  • Yetişkinle ortaklaşa dikkat ve karşılıklı etkileşime girme çabası göstermiyorsa,
  • Nesneleri yan yana dizme, belirli nesnelere aşırı bağlanma ya da, aynı rutin davranışları tekrarlama ihtiyacı duyuyorsa,
  • Sanki siz orada değilmişsiniz ve ya işitmiyormuş gibi etrafında olup bitene ilgisiz davranıyorsa,
  • Buna rağmen, müzik kanalları, reklamlar ve ya baby tv tarzındaki çocuk kanallarını gördüğünde ekrana kilitlenip kalıyorsa vakit kaybetmeden bir psikolog, pedagog ve ya çocuk psikiyatrisi uzmanına başvurulmalıdır.

Susam Sokağı İlk Otizmli Karakteri Olan Julia’yı Tanıttı! yazının devamı için tık tık.

[Yazar Hakkında ]Ayşin Merdal Yarar- Uzman Psikolog / İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Psikoloji yüksek lisans programını tamamlamıştır.2001 yılından bu yana, özel eğitim (ağırlıklı olarak otizm, iletişim bozuklukları, gelişimsel gerilikler, dikkat ve öğrenme güçlükleri) ve çocukluk dönemi duygusal sorunları alanlarında çalışmaktadır. İletişim bozukluklarının yanı sıra, erken çocukluk gelişimini değerlendirme ve Oyun Terapisi alanlarında çeşitli eğitimlere katılmıştır.Özel eğitim çalışmalarında TEACCH, PECS ve Sherborne Gelişimsel Hareket Eğitimi programlarını uygulamakta, ABA, Duyu Bütünleme Terapisi ve Otizm Hareket Terapisi gibi pek çok yöntemden faydalanarak çok yönlü bir yaklaşım ile çalışmaktadır. Bunun yanı sıra, duygusal alanda desteğe ihtiyacı olan çocuklar ile Yapılandırılmış Oyun Terapisi ve Çocuk Merkezli Oyun Terapisi alanlarında Mika Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık’ta hizmet vermektedir. aysinyarar@mikapsikoloji.com[/author]

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com