Konuk Yazar: Eğitim ve Öğretime “Başka” Yerden Bakmak: Okulsuz Büyümek

Okulların kapanmasına yakın şu günlerde özel okullarda yoğun bir telaş var. Okulların velilere- ki bence doğru kelime velinimet olmalı- kendilerini beğendirme telaşı ve önümüzdeki yeni eğitim-öğretim yılına hazırlık. Harıl harıl  okul tanıtım günleri organize ediliyor. Ve bu günlerde okullarının ne kadar başarılı öğrenciler yetiştirdiklerinden, sınavlarda nasıl derece elde ettiklerinden, kültür, sanat, spor alanlarında nasıl da aktif olduklarından bahsediyorlar. Bazı okullarda eğer veli ikna edilirse bir sonraki aşama olan “öğrenci tanıma çalışması” başlığı altında, öğrencinin akademik becerileri, zeka düzeyi anlaşılmaya çalışılıyor. Çünkü bir öğrenciyi tanımak ne yazık ki zekaya ve akademik becerilere indirgenmiş durumda. Öğrencinin kişilik özellikleri, ilgi duyduğu alanları, beklentileri, hayalleri pek de dikkate alınmıyor çünkü bunlar pek de karın doyurmuyor(!). Çocuk, okula başladığında ise yine suya sabuna dokunmasına izin verilmeyen, aşırı korumacı bir yaklaşımın benimsendiği, akademik başarı odaklı, çocuğun kendisini keşfetmesini, hata yapmasını engelleyen mükemmeliyetçi bir sistemin içine hapsediliyor.

Elbette her okulun yaklaşımı bu şekilde değil. Alternatif okullar gitgide çoğalmakta ve var olanları da varlıklarını sürdürmeye devam edebiliyorlar.

Çocuğunuz için hangi okulun daha iyi olduğunu araştırmaya çalıştığınız şu günlerde, bu arayışa belki biraz mola verip, herhangi bir okulda karar kılmadan önce öğrenme, öğretme, eğitim gibi kavramlara olan bakış açınızı güncelleyebilirsiniz.

Bu güncelleme esnasında size eşlik edecek bir kitap önerisinde bulunmak istiyorum; Kendisi Sinek Sekiz yayınlarından çıkan, Ben Hewitt’in okulsuz-buyumekkaleme aldığı, çevirisini Şule Seda Ay’ın yaptığı Okulsuz Büyümek isimli kitap. Kitabın alt başlıkları ise Okulsuz Eğitim, Kırsalda Yaşamak, Doğa ile Bağ Kurmak ve Yaşarken Öğrenmek Hakkında Sıradışı Bir Ebeveynlik Macerası. Kitabın önsözü oldukça etkileyici bir açılış yapıyor; “Öğrenmenin en çok, çocuklar hayatlarının akışından izole olduklarında gerçekleşeceğini düşünüyorlar. Öğretmenin de uzmanların işi olduğunu. Oysa çocuklar birinin onlara nasıl öğreneceklerini öğretmesine ihtiyaç duymuyor; zaten öğreniyor. Onlar için öğrenmek, nefes almak kadar doğal ve bariz. Bedenleri için gıda ne ise; çocukların ruhsal, duygusal ve entellektüel varlıkları için de öğrenmek o.”

Ben ve Penny, iki oğullarıyla birlikte çiftlikte yaşayan ve çocuklarını okulsuz büyüten bir çift. Doğayla yakın temas kurmuş, sezgilerine, gözleme önem veren,  yaşayarak ve karşılıklı öğrenmeye inanan, deneyimin ve deneyimlemenin kıymetini bilen  keyifli bir ebeveynlik tarzları var. “İyi ve anlam dolu bir hayatın, kültürün emrettiği eğitim basamaklarının tırmanılmasına bağlı olmadığını” savunuyorlar.  Ve çocuklarının eğitim süreci hakkında şunları söylüyorlar; “Penny’le ben çocuklarımız için orada ve erişilebilir olmaya inanırız, övgüye değil. Biz desteklemek ve kolaylaştırmak için oradayız; korkutmak, teşvik ile kandırmak ya da zorla yönlendirmek için değil. Çocukların engellenemeyen merakı zaten yeterince özendirici. Öğrenme kendi kendisinin ödülü.”

Okulsuz eğitimin kolay ve hatta gelişigüzel olduğunu düşünen kişiler için de bir uyarıda bulunuyor; “Sıklıkla okulsuz eğitim veren ailelerin pek çaba harcamadığı düşünülüyor; bu bir yanlış anlaşılma. Sanılıyor ki onlar çocuklarının plansızca etrafta koşturmasına izin veriyor. Böylece de kendi günlük yaşantılarına devam ediyorlar, yani okulsuz eğitim kolay. En azından bizim ailemiz için hiçbir ifade gerçeklikten bu kadar uzak olamazdı. Bizim için okulsuz eğitim ne rahat ne de kolay çünkü önemli ölçüde düşünme ve sabır gerektiriyor. Bir de çocuklarımız için orada ve erişilebilir olmayı. Bütün ebeveynler o kadar sabırlı ve erişilebilir olmaya alışık değiller çünkü daha önce sabırlı davranmaları ve orada olmaları için onlara hiç fırsat verilmedi. İş engel oldu. Okul engel oldu. Ben sabrın ve erişilebilir olmanın bizim kaslarımız gibi olduğunu öğrendim (ve hala öğrenmeye devam ediyorum); düzenli olarak pratik yapmak ve geliştirmek gerekiyor.”

Ve okulsuz eğitimin belli bir kalıptaki bilginin keşfi ile ilgili değil, en kesintisiz şekliyle keşfetmenin kendisi üzerine olduğunu vurguluyor.

Çocuklarıyla kurdukları ilişkide doğallığın, akışkanlığın, birbirine güven duymanın ve engel olmamanın önemini şu cümlelerle özetliyor Ben Hewitt; “Hikayemin çocuklarımla yazmak istediğim kısmı; güvenin hikayesi, akışına bırakmanın, bir ebeveyn olarak sezgilerime güvenmemin. Ve bu ancak ben onlara güvenmeyi öğrenirsem sahip olabileceğim bir lüks. Güvenmek, çocuklarımızın kendi hızlarında gelişmelerine izin verebilmek için kendimize ve çocuklarımıza inanmaktır. Onlar okul kurumunun ürettiği beklentilerin gerisinde kalıyormuş gibi görünseler de çocukların eninde sonunda gelişeceklerine inanmaktır.”

Kitap bitince, kafanızın karışması kuvvetle muhtemel. Bu ailenin hayatına tanıklık etmiş olmak, eğitimin, çocuk yetiştirmenin başka türlü olabildiğini gösteriyor bize.

Son sözü yine kitabın yazarına bırakmak istiyorum;

“Bu kitap sizi ikna etmek için yazılmadı. Kitapta anlatılanlar tek bir kişinin ve bir tek ailenin keşif notları. İlerleyen sayfalardaki hikayeler gözlem ve deneyimlere dayanıyor. Ben bu konuda uzman değilim ancak yaşayarak öğrendiğim için alaylı olduğumu söyleyebilirim. Kendi fikirlerime ve bu alandaki uzmanların görüşlerine dayanarak yazdığım her şeyin arkasındayım ancak belirtmeliyim ki ben dahil herhangi birinin doğru kabul ettiği bir şey, sizin için öyle olmayabilir. Bu sadece kendi doğamıza, içten gelen bilgeliğimize nasıl güvenmeye başladığımızı anlattığım bir hikaye. Belki sizin de güvenmenize yardımcı olur diye paylaşmak istediğim bir hikaye.”

 

Tuğçe Isıyel

Psikolojik Danışman/Çift ve Aile Terapisti

tugceisiyel@mikapsikoloji.com

Okul seçimi ve okula uyum süreci desteğini Mika Psikoloji’ den alabilirsiniz:  www.mikapsikoloji.com veya 0532-063-98-73

***

Bu yazının sonuna Çarşamba akşamına kadar yorum bırakan bir kişiye Sinek Sekiz yayınlarından ‘Okulsuz Büyümek‘ kitabını hediye ediyoruz.  Perşembe günü bu yazının altında random. org ile belirlenecek kazananı açıklayacağız.

 

5 yorumlar

  1. Cocuk sahibi olmadan once hayretle izledigim surecin su an tam ortasindayim ve gercekten kafam cok karisik

  2. Okumayı çokkk isterim:)

  3. özette düşüncelerimizin çoğu kesişiyor fakat tıkandığım noktalarım var. okumak isterim kitabınızı. faydası olacağına eminim.

  4. Guzel bi calisma olsa gerek

  5. Uzm. Gelişim Psk. Ayşe Başak Erk

    Random.org çekiliş sonucunda Ayşe İşler “Okulsuz Büyümek” kitabını kazandı, tebrikler. Kitabınızı size ulaştırabilmemiz için lütfen adres bilginizi cocuklaringelisimi@gmail.com‘a yollayın.

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com