mola-yontemi-cocuk

Mola Verme Yöntemi Neden İşe Yaramaz ve Onun Yerine Ne Yapabiliriz

Mola verme yöntemi gerçek bir soruna getirilen geçici, yapay ve yetersiz bir çözümdür. Daha fenası, aslında gerçek sorunu görmemize engel olur çünkü çocuklar yargılandıklarını ve reddedildiklerini hissettiklerinde sessizliğe bürünmeye yatkındırlar (hepimiz gibi). Mola verme, çocukların davranışlarını düşüneceklerine, yaptıklarından utanacaklarına ve gelecekte daha iyi davranmaya karar vereceklerine dair yanlış bir umutla iletişim kapılarını kapatır. Bu mantıktaki sorun, çocukların kuralları bozarken mantıklı düşündüklerini varsaymasıdır. Gerçek şu ki çocuklar aslında kendileri için de bir anlam ifade etmeyen dürtülerine göre hareket ederler. Yani, aslında onlardan mantıksız olanı mantığa oturturken aynı zamanda da eşit düzeyde utanç ve suçlulukla başa çıkmalarını ve sonra da mucizevi bir şekilde akıllanmalarını ve bunun sonucunda daha olgun bir özdenetim seviyesiyle davranışlarına yön vermelerini beklemiş oluyoruz.

Bu bir fantezidir. Böyle bir şey gerçekleşmeyecek.

Gerçekte, mola verme, davranışları kötüye gittiğinde çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu şeyin tam tersidir. Asilik, saldırganlık ve diğer sınırları zorlayan davranışlar çocuklarımızın bize, dürtülerinin kontrolü ele geçirdiğini haber vermelerinin bir yoludur. Özdenetim binayı terk etmiştir ve yedek olarak bizim özdenetimimize yaslanmaya ihtiyaçları vardır. Bu da ancak biz uyum sağladığımızda gerçekleşir, kızgınlıkla ya da yargılayarak onları uzaklaştırdığımızda değil.

Bakış açımızdaki bu önemli değişimi bir başlangıç noktası olarak alıp rolümüze dair daha iyi bir anlayışla aşağıdaki adımları izleyerek zorlu davranışları başarıyla ele alabiliriz:

  1. Kendisine yardım edemediğinde çocuğumuza yardım etmeye odaklanın.
  2. Sınırları sakince ve erkenden belirleyin, dürtüsel davranışlara hazırlıklı olun.
  3. Güvensiz ve uygunsuz davranışları önleyerek, çocuğunuzu açıkça dağılmaya başladığı durumlardan kahramanca uzaklaştırarak durumun fiziksel boyutunu sonlandırmaya hazırlıklı olun (ki bu moladan ziyade oğlumun İngiliz futbol koçunun söylediği gibi “teneffüs/nefes alma zamanıdır”).
  4. Hislerini yargılamadan duyun ve kabul edin ki böylece çocuklar, empati sahibi liderleri olarak bizlere ve iyi insanlar olarak da kendilerine güvenebilsinler.

 

Kaynak:Janet Lansbury

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com