deniz-guvenlik-cocuk

Çocukların Denizde Güvende Olması için Tüm Ebeveynlerin Bilmesi Gerekenler

Yazın en iyi kısmı sahil yaşamını deneyimlemektir. Güneşin, kumun tadına varmak ve ufaklıklarla suları sıçratarak oyun oynamak bir yaz gününü geçirmenin harika bir yoludur. Bu, aile bireyleri arasındaki bağı kuvvetlendirir ve çocuklarımıza hayat boyu hatırlayacakları mutlu anılar kazandırır. Ne yazık ki sahil aynı zamanda denizanaları, ters akıntılar ve güneş yanıkları da dahil olmak üzere bir hayli tehlikeyi de beraberinde getirir.

Sahildeki yaralanmalar tahmin ettiğinizden daha yaygındır fakat aşağıdaki güvenlik önlemleri bir hastane ziyareti riskini azaltmanıza yardımcı olabilir.

Çocuklar için can yelekleri

Kızıl Haça göre, sahilde deniz güvenliği havuz güvenliğinden biraz daha farklıdır. Örneğin “sığ sularda bile dalganın bir hareketi ayakların yerden kesilmesine sebep olabilir.” Bu yüzden kuruluş, küçük çocukların su içinde ve etrafında Kıyı Güvenliği onaylı can yeleği giymelerini öneriyor.

Açık sular, özellikle de okyanus, öngörülemez olabilir bu yüzden küçük çocukları can yelekleri içinde tutmak birdenbire kumdan kalenizi alıp götüren bir dalga geldiğinde çocuğunuza fazladan güvenlik sağlamış olur.

Çocuklarınıza yüzünü suya dönmeyi öğretin

Eğer dikkatli olmazlarsa, dalgalar çocukları (özellikle de küçük olanları) devirebilir ama eğer dalgaların geldiğini görürlerse ayakta kalma şansları artar. Çocuklara sırtları denize dönük olacak şekilde durmayı ve dalgaların onlara bir sürpriz olmaması için yüzlerini suya dönmeyi öğretin.

Çocukların ayaklarını kuma gömmelerine izin vermeyin

Ayaklarınızı oynak, ıslak kumların içine gömmek eğlenceli görünebilir ama sahildeki yaralanmalar konusunda araştırma yapanlar bu tür oyunların çocukları burkulma ve hatta daha kötü yaralanma tehlikesine attığını söylüyor çünkü çocuk ıslak kumdan ayağını kurtaramayabilir. Eğer hareket edemezken bir dalgaya hazırlıksız yakalanırlarsa çok kötü düşebilirler.

“12 cm’lik bir suda yaralanıyorlar,” diyor acil tıp uzmanı Dr. Paul Cowan. Sahil yaralanma oranları üzerine araştırma yapan Cowan’a göre 16 yaşından küçük çocuklar kumsalda yaralanma riskine en açık yaş grubudur ve sığ suda oyalanmaları yüzmekten daha güvenli gibi görünse de aslında kıyıya ne kadar yakınlarsa tehlike de o kadar yüksek oluyor.

Cowan kara ve dalgaların kırıldığı yer arasında kalan alana “sörf-bölgesi” adını veriyor. Bu alanda suya geri çekilen bir dalganın, insanın ayakları altındaki kumu kaydırabileceği düşünülüyor. Sığ suda duran biri dengesini bir kez kaybettiğinde başka bir dalga onu rahatlıkla devirebilir. Su yalnızca diz yüksekliğinde de olsa, sığ suda duran kişi sert, kumlu zemine çarptığında yaralanır.

Bu nedenle ebeveynler her zaman oyuna gözlemcilik etmeli ve suyun durumunu denetlemelidir.

Küçük bir bebeğiniz varsa sahildeki aktiviteleri güneş ışınlarının güçlü olmadığı zamanlarda planlamaya çalışın.

Denizanasına karşı dikkatli olun

Sünger Bob Kareşort denizanalarını kovalamaya bayılsa da bizim çocuklarımız bayılmamalı. Denizanası sokabilir, bunu sahile giden pek çok kişi bilir. Florida yakınlarında bu ay üç gün içinde 800 kadar insan denizanası tarafından sokuldu. Pek çok umumi sahilde denizanalarının çok sayıda olduğu zamanlar için uyarı sistemleri vardır. Mor bayraklar genellikle “tehlikeli deniz canlılarını” belirtir bu yüzden eğer mor bir bayrak asılıysa sahil yerine parka gitmeyi düşünebilirsiniz.

Eğer mor bayraklar görmüyorsanız ama yine de denizanaları sizi ya da çocuğunuzu soktuysa tıbbi yardım isteyin. Cankurtaranlar denizanası sebepli yaralanmalara ilk yardım müdahalesinde bulunmak konusunda uzmandırlar ve siz ya da çocuğunuz sahil dışında da tedaviye devam etmeye ihtiyaç duyarsanız size tavsiye verebilirler.

Ters akıntılara karşı dikkatli olun

National Oceanic and Atmospheric Administration’a (NOAA – Ulusal Okyanus ve Atmosfer Yönetimi) göre sahile giden herkesin ters akıntılar konusunda bilgi sahibi olması gerekir çünkü bu “güçlü, kanalize olmuş su akıntıları kıyıdan uzağa hareket ederken yüzücüleri hızla denizin açıklarına sürükleyebilir”.

Ters akıntılar cankurtaran yardımlarının yüzde 80’den fazlasını oluşturuyor, bu yüzden NOAA ebeveynlerin çocukları arabaya bindirmeden önce yerel sahil durumu tahminlerini kontrol etmelerini öneriyor. Sahile vardığınızda cankurtaranlara mümkün olduğunca yakın durun ve eğer suyun durumu konusunda emin değilseniz çocukların yüzmesine izin vermeden önce cankurtaranlara danışın.

Güneşe karşı önlem almayı unutmayın

Bebeklerin ve küçük çocukların bedenleri sıcaklığa bizim kadar iyi adapte olamaz bu yüzden sıcaklığa bağlı rahatsızlıkları onlar için daha büyük bir risktir. Amerikan Pediatri Derneğine (APD) göre “6 aydan küçük bebekler sıcak çarpması tehlikesi sebebiyle doğrudan ve dolaylı güneş ışığından uzak tutulmalıdır. Özellikle, bir bebeği sabah on ve öğleden sonra 2 arasında, güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu saatlerde dışarı çıkarmaktan kaçının.”

Eğer küçük bir bebeğiniz varsa kumsal aktivitelerini güneş ışınlarının en dik geldiği zamanlar dışında planlayın. Bir sahil çadırı ya da şemsiye taşıyarak kendinize gölge bir alan yaratmak ve bebeklerinizi sık sık emzirmek ve yürümeye başlayan ve daha büyük yaştaki çocuklara sık sık su içirmek faydalı olabilir.

Güneş kremi hem bebekler hem de daha büyük çocuklar için önemlidir. APD, güneş kremini güneşe çıkmadan 15 dakika ila 30 dakika önce uygulamak ve her iki saatte bir yenilemek gerektiğine dikkat çekiyor. Hiçbir güneş kremi tam anlamıyla su geçirmez değildir (her ne kadar bazıları öyle olduklarını iddia etseler de) bu yüzden her zaman çocuklar sudan çıktıktan sonra yeniden uygulayın.

 

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com