empati-becerisi-cocuk

Empati Becerisi: Çocuklarınıza Başkalarını Önemsemeyi Nasıl Öğretirsiniz ?

Empati ebeveynlerin aşılayabileceği bir beceridir.

Yerleşik bölünmüşlükler, yakıcı ve can sıkıcı haberler manşetleri doldurdukça pek çok insan toplumumuzda empati ve nezaket gibi niteliklere ne olduğunu merak ediyorlar.

Aynı şekilde pek çok ebeveyn kötülüğün ve nefretin karşısında sevgi ve iyiliği yayacak çocukları nasıl yetiştirebileceklerin merak ediyorlar.

Huffington Post çocuklara nasıl empati aşılayabileceğimiz konusunda psikologlarla, ebeveynlerle ve diğer uzmanlarla görüştü.

Hislerden Bahsetmek

“Empatiye giden yol duygusal okuryazarlıktan geçer,” diyor bir eğitim psikoloğu ve pek çok ebeveynlik kitabının yazarı olan Michele Borba.

Duygusal okuryazarlığı pekiştirmenin baasit bir yolu da mesajlaşma ve akıllı telefon çağında yüz yüze konuşmayı sağlamaktır. “Dijital çağ çocukları emojiler seçerken duyguları öğrenmiş olmuyorlar,” diyor Borba. “Evde, her zaman konuşan kişinin gözlerinin rengine bakma kuralı koyun çünkü bu çocuğun karşısındaki kişiyle temas etmesine yardım edecektir.”

Çocuklara kendi duygularını belirlemeyi öğretmek de çok önemlidir. “Çocuklarınızla duygusal dili kullanın. ‘Hüsrana uğradığını görüyorum,’ ya da ‘Gerçekten kızgın olduğunu görüyorum,’ gibi şeyler söyleyin.” Cincinnati Üniversitesi Eğitim Fakültesinde docent olan Laura Dell HuffPost’a anlatıyor:

“Çocuklar başkalarının hislerini belirlemeden ve onlarla empati kurmadan önce kendi hislerini nasıl işlemden geçirdiklerini anlamaları gerekir. Kendi duygularını belirlediklerinde onları kontrol etme ve düzenleme becerilerini geliştirmek konusunda daha iyi hale gelir ve sonra da başkalarının uygularını anlamak için bir sonraki adımı atar.”

“Empatiye açılan kapı duygusal okuryazarlıktan geçer,” diyor Borba.

Eski çocuk beyin cerrahı, yeni çocuk programı sunucusu olan Ravi Rao ebeveynlerin renkler ve dayılar kadar hisleri de öğretmesi gerektiğine inanıyor.

““Ebeveynlerin parkta yürürken ‘Bu adamın ceketi ne renk?’ ‘Otobüsün rengi ne?’ ‘Orada kaç tane ağaç var?’ gibi sorular sormak için her fırsatı değerlendirdiğini görürsünüz” diyor ve ekliyor: “Bunun yanında ‘Oradaki kadını görüyor musun? Mutlu mu görünüyor yoksa üzgün mü?’ diye sorarak duyguları da çalışabilirsiniz.” 

Rao ayrıca evde mutlu veya üzgün yüz ifadeleri yaparak çocuğunuzdan bu duyguyu belirlemesini isteyebileceğiniz “bil bakalım ne hissediyorum” oyunu oynamayı da öneriyor. “Böylece çocuklarınızın beyinlerine başka insanların yüzlerindeki işaretleri fark etme alışkanlığını kazandırırsınız.”

Çocuklar duyguları ve bir şeylerin onlarda nasıl hisler uyandırdığını daha iyi kavramaya başladıklarında onlara başkalarının duygusal bakış açılarını sormaya başlayabilirsiniz. Borba, “‘Sence oyuncağını elinden alman Tommy’ye nasıl hissettirdi?’ ya da ‘Bana vurman beni gerçekten çok üzdü,’ gibi şeyler söyleyebilirsiniz” diyor..

Medyayı Kendi Lehinize Kullanın

Eski bir eğitimci ve iyiliğin önemi üzerine bir çocuk kitabı olan Süperhakramanlar Kulübü’nün yazarı Madeleine Sherak’a göre birlikte televizyon izlemek ya da kitap okumak empati aşılamak içi harika bir fırsat sunar. 

“Karakterlerin empati kurdukları ve nazik oldukları örneklerden bahsedin ve benzer şekilde karakterlerin acımasız ve kırıcı oldukları örnekleri de konuşun,” diye öneriyor. “Karakterlerin muhtemelen nasıl hissettiğinden ve herkese nezaketle davranılması için durumun başka türlü nasıl idare edilebileceği olası senaryolardan söz edin.”

Birlikte kitaplardan, filmlerden ve televizyon programlarından konuşmak empati aşılamak için harika bir yoldur.  

Borba duygusal malzemesi olan filmler ve Charlotte’un Sevgi Ağı, Harry Potter ve Bülbülü Öldürmek gibi edebiyat eserleri ile ilgilenmeyi öneriyor.

Örnek Olun

Rao ebeveynlerin icraata geçmeleri ve empati konusunda örnek olmaları gerektiğini yazıyor.

“Çocuklar sizin sırf söylediklerinizden daha fazlasını algılarlar. Siz, ‘Başkalarının duygularına dikkat et,’ demiş olabilirsiniz fakat çocuk sizin insanların duygularına dikkat ettiğinize şahit olmaz ya da bunu algılamazsa bu söylediğiniz bir işe yaramaz,” diye açıklıyor.

Rao ebeveynlerin “Bugün oldukça hüsrana uğradım,” ya da “Bugün, gerçekten hayal kırıklığına uğradım,” gibi şeyler söyleyerek kendi duygusal durumlarını iletmek için kullandıkları dilin önemini vurguluyor. Bebeklerle ya da aksiyon figürleriyle sembolik oyunlar oynarken ya da çocuklarınızla başka oyunlar oynarken empatiyi öğrenebilirler.

Ayrıca Dell’e göre ebeveynlerin, çocuklarının duygularını fark etmesi ve onlara saygı duyması da gereklidir.

Ebeveynlerin empati konusunda da örnek olması gerekir. 

“Çocukların bize ve başkalarına empati gösterebilmesi için, bizim de onlara empati göstermemiz gerekir,” diye açıklıyor. “Elbette bir ebeveyn olarak birden fazla çocuğun kıyafetlerini ve ayakkabılarını giyip sabah okula gitmek için evden çıkmasını sağlamak zor iştir. Ne var ki bazen bir an durup ‘Bu sabah ‘Meraklı George’ çizgi filmini izlemeyi bitiremeyişimize gerçekten üzüldüğünü görüyorum ama okula zamanında varamayacaktık ve okula zamanında varmamız gerçekten çok önemli.’”

“Bu, her zaman istedikleri şeyi yapmanız gerektiği anlamına gelmiyor; bir durumda nasıl hissettiğini anladığınızı fark etmeleri gerek,” diye ekliyor.

Çocukların Nazik Davranışlarını Fark Edin

“Ebeveynler çocuklarını aldıkları notlar ya da bir testteki başarıları konusunda her zaman över. Aynı şekilde insanlara umursayan bir zihinle yaklaştıklarında da bunun önemli olduğunu onlara hissettirerek empatiyi pekiştirebilirsiniz,” diyor Borba, çocuklar nezaketle ve önemseyerek bir şeyler yaptıklarında ebeveynlerin bir an için her şeyi bırakıp bunu fark etmeleri gerektiğini hatırlatarak.

“‘Ah, o küçük çocuğa yardım etmek için durman çok nazik bir davranıştı. Bunun onu ne kadar mutlu ettiğini gördün mü?’ deyin,” diyor Borba. “Böylece çocuğunuz umursamanın önemli olduğunu fark eder çünkü siz bunun hakkında konuşuyorsunuz. Bunun üzerine onlar kendilerini başkalarını önemseyen insanlar olarak görmeye başlarlar ve davranışları da buna uyum sağlar.”

Onları Farklılıklara Maruz Bırakın

“Ebeveynler çocuklarının ister kültürel, ister etnik bakımdan isterse de din, dış görünüş ya da engel veya engelsizlik bakımından olsun çeşitliliğe kucak açan bir toplumda büyümesine ve gelişmesine yardım etmelidirler.” diyor Sherak.

Toplumunuzdaki çeşitliliği çocuğunuza göstermek için önünüze çıkan fırsatlardan yararlanın.  

Çocuğunuzu dünyadaki çeşitlilikle karşı karşıya getirmenin pek çok yolu vardır: kitap okumak, uygun filmleri ve televizyon programlarını izlemek, farklı dünya mutfaklarına ait restoranlarda yemek yemek, müzeleri gezmek, içinde yaşadığınız toplulukta gönüllü işler yapmak ve farklı dinler ya da etnik gruplar tarafından düzenlenen etkinliklere katılmak gibi…

“Bu tür gezileri ve etkinlikleri takip ederek açık tartışmalar yürütmek, sorular sormak ve varsa endişeleri dile getirmek önemlidir.” 

“Ayrıca çocuklarımızın kendi ortamlarında ve ailedeki, okuldaki, yakın çevredeki ve daha geniş toplumdaki deneyimlerde görülen çeşitlilik hakkında konuşmak da değerlidir.”

Ebeveynler yereldeki okullarda kültürler arası farkındalığı müfredatlarında da pekiştirebilirler, diyor Rao.

“Ayrıca ırk ve kültürle ilgili şakaları da evlerimizden uzak tutmamız gerekir,” diye ekliyor. “Belki ırklar hakkında şakalar yapmak eskiden kabul edilebilir görülüyordu ve tatilde aile içinde yapılan şeylerin bir parçasını oluşturuyordu. Oysa bu tür şakalarda aslında bir çocuğun herhangi bir ırk ya da grup hakkında öğrendiği ilk şeyin şakayla ima edilen aşağılayıcı bir özellik olması empatinin değerini düşürür. Bundan sonra da başka olumlu mesajlarla bunun üstesinden gelmek çok zor olabilir.”

Hatalarınızı Üstlenin

“Bir hata yapıp örneği mağazanın kasasında çalışan ve işini yanlış yapan birine karşı kaba davranırsanız bu hatanızı çocuklarınızın gözü önünde kabul etmeniz gerektiğini düşünüyorum.” 

Bu kötü anın ardından ebeveynler, “Eminim işi başından aşkındı. O sırada mağazada bir sürü insan vardı. Biraz daha kibar olmam gerekirdi,” diyebilirler.

Çocuklarınızın önünde kendi empati kusurlarınızı kabul ederek ve onlar hakkında konuşarak onlar üzerinde önemli bir etki bırakırsınız. “Çocuğunuz orada sizi izlemekte ve her şeyi görmektedir,” diye açıklıyor Dell. “Etrafınızdaki insanlara daha nazik davranmak konusunda daha iyi seçimler yapmış olabileceğiniz anlarda hatanızı üstlenin.”

Nezaketi Bir Aile Etkinliği Haline Getirin

Aileler her gün akşam yemeğinde birbirlerine o gün yaptıkları iki nazik davranışı sayarak ya da daha anlayışlı olmanın basit yollarını yazarak birlikte tartışmak gibi küçük rutinlerle nezaket konusunu vurgulayabilirler, diyor Borba. Kutu oyunları oynamak da herkesin birbiriyle anlaşmasını sağlamanın bir başka yoludur.

Gönüllülük empatiyi aşılamanın harika yollarından biridir.

“Eğer çocuğunuz spora düşkünse, onun dezavantajlı bir çocukla birlikte sanat faaliyetleri yapmasını sağlamak en iyi seçenek olmayabilir ancak onun ilgi alanına uyan bir yüz yüze bağış yapmasını sağlayabilirsiniz,” diye açıklıyor. “Verici bir hayatın tüketici bir hayattan daha iyi olduğunu anlamalarına yardımcı olun.”

Aileler ayrıca kendi görevlerini yazmayı düşünebilirler, diye bir öneride bulunuyor psikolog ve yazar Thomas Lickona.

“[Bu] sizin kendinizi adadıınız derğerleri ve erdemleri ifade eden bir dizi ‘biz’ içeren beyan olabilir ― örneğin, ‘Nazik sözcükler ve nazik eylemler yoluyla nezaket gösteririz; ‘Birinin duygularını incittiğimizde özür dileriz’; ‘Kavga ettiğimizde affeder ve telafi ederiz,’” diye açıklıyor.

Lickona ayrıca aile değerlerinden herkesi sorumlu tutmayı ve her hafta şu gibi sorular etrafında şekillenen aile toplantıları düzenlemeyi öneriyor “Bu hafta nazik sözcükleri nasıl kullandık?” ve “Birine kızgın olduğumuzda bile kaba sözler söylememize ne yardımcı olur?”

“Çocuklar, bazen hepimizin yaptığı gibi kaba bir konuşma tarzına geçtiklerinde ― nazikçe ‘yeniden söylemesini’ isteyin,” diyor. “‘Kız kardeşine bunu söylemenin daha kibar bir yolu ne olabilir?’ Onları utandırmayı değil daha iyisini bildiklerini göstermeleri için bir şans daha vermek için bunu istediğiniz konusunda açık olun. Sonra da bunu yaptıkları için teşekkür edin.”

Lickona’dan bir öneri daha: Yalnızca etrafınıza bakın.

“Günümüzün yıpratıcı, kızgın ve genellikle şiddetli kültüründe, etrafımızda nezaket eylemleri vardır. Bunları çocuklarımıza göstermeliyiz,” diyor. “Nazik sözcüklerin ve işlerin, birine kapıyı tutmak, bize hizmet eden birine ‘teşekkür ederim’ demek gibi, ne kadar küçük olursa olsun ortak yaşamlarımızın kalitesinde büyük bir etkisi olduğunu açıklayabilmeliyiz.”

Kaynak:

 

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com