anaokulu-cocuk

Bir Bebeği Anaokuluna, Koleje ve Hayata Hazırlamak

Geçenlerde bir ebeveyn, oğluna anaokulu seçmek konusunda bana danıştı. Akademik bir eğitim vermeyen bir okul anaokulu eğitimi için yeterli donanımı sağlayacak mı?

Bu durum şöyle bir soruyu aklıma getirdi: Çocuklar anaokulunda başarılı olmak için neye ihtiyaç duyarlar? Evet, bir çocuğa yardımcı olacak bazı temel beceriler var. Fakat ebeveynler çocukları harfleri ve sayıları öğrendiğinde ya da makas kullanmakta ustalaştığında hissettikleri iç rahatlığı için, uzun vadede çocukları için daha önemli olan ihtiyaçları göz ardı etmeye meyillidir.

Başarılı bir okul deneyimi (ya da başarılı bir hayat) anaokulunda öğrenilen becerilerin bir sonucu değildir. Başarı ebeveynin güven tohumları ile ekilir. Bir bebeğe ya da okul öncesi çağında bir çocuğa, henüz öğrenmeye hazır olmadığı bir şey “öğretildiğinde” bu güveni hissedemez.

Eşim ve ben en büyük kızımız (lise birinci sınıfta) için“East Coast” kolejine bir tur düzenlemeyi planlıyorduk. Bizim gibi rahat ebeveynleri çoktan kabul etmiş olsa da, kızım okul seçimi konusunda gerçekten hırslı ve istekliydi. Zaten kendine güvenen, tutkulu ve kendisiyle oldukça derinden bir uyum içinde bir kız. Tercihlerine olan inancı, rahat duruşu ve mantıklı olgunluğu ile becerileri hakkındaki en ufak şüpheyi ortadan kaldırıyor. Sık sık kendimden şüpheye düşsem de, kızımdan asla şüphe etmem.

Çocukların başarılı olmak için ihtiyaç duydukları tek şey bizim sonsuz güvenimizdir. Küçük çocuklar için neredeyse tanrısal varlıklar olan ebeveynlerin (bir ergenin gözünde daha ölümlüyüz tabii) güvenini hissetmek, çocuğa sezgilerine güvenmeyi ve kendine inanmayı öğretiyor. Çocuğa güvenmek, en başından onun yeteneklerine inanmak, onu olduğu ve olmadığı haliyle bütün kalbinle kabul etmek demektir. Bu aynı zamanda bebeğimizin bize öğrendiği şeyleri olduğu gibi göstermesini sağlar. Bizim onayımızı almak için ya da dikkatimizi çekmek için bir şeyler yapmasına gerek kalmaz. 

Oyun oynarken yapmayı seçtiği şey onun için yeterlidir. O sırada bebeğimize bir şeyler öğretmeye ya da müdahale etmeye çalıştığımızda, kendi yaptığı şeyin önemsiz olduğu mesajını alır. Çünkü ebeveyni ondan başka bir şey yapmasını istiyordur. Özgüvenini kaybeder. Gelişim uzmanı Magda Gerber’in söylediği gibi “Yetişkinler bir bebeğin tam hangi anda öğrenmeye hazır olduğunu bildiklerine inanmaya nasıl cüret ederler.”

Tam olarak güvenmek, hayatımız boyunca sahip olduğumuz ve çocuğumuza yansıttığımız arzuları bırakmaktır; tenis ası, keman virtüözü ya da bölüm birincisi olmak gibi. Yani çocuğumuzun mücadele etmesine, bata çıka ilerlemesine ve en önemlisi “ortalama” olmasına izin vermektir.

Çocuğumuz futbol takımına, bir yapbozu bitirmeye ya da ayakkabı bağlamayı öğrenmeye ilgisini kaybettiğinde, “pes etmesine” izin vermek demektir. Bir şeyin bittiğini hissettiğinde onu bırakmak geçerli bir durumdur ve güvenildiğini hisseden çocuk ne zaman bitirdiğini ve ne zaman bir araya ihtiyaç duyduğunu bilir.

Çocuğun becerilerine güvenmek aynı zamanda ona gereksiz yere yardım ederek bir işi bırakmasına teşvik etmemek demektir. Eğer bir çocuk bir şeyle uğraşıyorsa, bekleriz ve onun sürecine saygı gösteririz. Mesela, kendi başına tırmandığı yüksek bir oyun alanından onu alıp indirmeyiz; fakat bunun yerine durduğu yerden başarılı bir şekilde inebilmesi için ona fırsat veririz. Sakince destek oluruz ve mücadele etmesine izin veririz. Çocuklar, ebeveynin iyi niyetli bir yardımı yüzünden bile kolaylıkla yetersiz ve başarısız olduklarına inanabilirler. Ebeveynler çocuğun problemlerini bir anda çözebilirler ancak böyle yaparak çocuğun verimli öğrenme sürecini elinden almış olurlar. Çocuklar övgülere maruz kaldıklarında değil, kendi sorunlarını çözme ve başarının önündeki engelleri ve hayal kırıklıklarını aşma fırsatı verildiğinde gerçek bir özgüven inşa ederler.

Güvenli ve güvenildiğini hisseden çocuklar bütün öğretmenlerin hayalidir. Sınıfta elini kaldırıp “Bunu anlamadım!” diyecek özgüvene sahiptirler. Bir hata yaptıklarında harap olup dağılmazlar. Bir şeyle mücadele ederken kendilerini zorlayan şeylerin üstesinden gelmekte ısrarcı olurlar. Kendi kendilerinin arkadaşı olabilirler ve paylaşmaya istekli oldukları eşsiz bir bakış açısına sahip coşkulu öğrencilerdir. Çünkü onlar güvenli ilişkilenme içinde, kendilerini seven ve başkalarına karşı nazik ve dikkatli çocuklardır. Kendileri olmaktan asla korkmazlar; doğduklarından beri onurlandırılan ve teşvik edilen bir benlik. Ve eninde sonunda, makası en iyi şekilde kullanmayı öğrenirler.

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com