empati-cocuk

Empati İşe Yaramadığında

“Verilen bir yanıt nadiren durumu düzeltir. Durumu asıl düzelten kurulan bağdır.”                                    – Brené Brown, Ph.D. 

Empatinin son derece yatıştırıcı bir etkisi olabilir özellikle de küçük yaştaki çocuklarda. Hayatlarının ilk iki yılındaki çocuklar düşüncelerini ve duygularını ifade edebilmede sınırlı bir beceriye sahip oldukları için anlaşıldıklarını hissetmek alışık oldukları bir şey değildir. Birisi onları gerçekten anladığında bu onlar için müthiş bir sürpriz olur! Yalnızca duyulduklarını ve anlaşıldıklarını hissetmekle kalmazlar aynı zamanda hayatlarındaki son derece önemli bir yetişkin bu şekilde hissetmelerinde hiçbir sorun olmadığı konusunda da onlara güven vermiş olur. Empatinin çocukları anında daha iyi hissettirmesine şaşırmamak gerek.

Yine de empatinin mucizevi gücüne dair ebeveynlerden ve uzmanlardan duyduğum tüm ilham verici öykülere rağmen empatinin işe yaramadığına dair de endişeler duyuyorum. İşte empatinin işe yaramamasının en yaygın nedenleri:

Yaraması gerekmiyor.

Empati sihirli görünüyor olabilir ancak her sihir gibi bu da eğer işe yaraması için uğraşırsanız işe yaramayacaktır. Hatta empatiyi çocukları susturmak için bir teknik olarak kullanmaya çalıştığımızda ancak durumu daha da alevlendirmeye yarayacaktır. Örneğin, “Şu ve bu durum seni çok üzüyor,” derken aslında çok da örtük olmayan alt metnimiz ağlama artık, tamam anladım seni! Lanet hislerini kabul ediyorum tamam artık! ise ya da öfkeli çocuğumuza daha iyi hissettirmek için aceleyle koşup sarılıyorsak bu empati değildir; bu sabırsızlıktır. Çocukların aradaki farkı bildiğinden hiç şüpheniz olmasın.

Empati bir taktik değildir.  Tamamen saf ve samimi olması gereken bir bağ kurma biçimidir. Öfke nöbetlerini sakinleştirmenin, üzüntüyü avutmanın, hisleri susturmanın tam tersidir. Hislerin ifade edilmesini kabullenmek, buna izin vermek ve hatta kucak açmak demektir; bu hisler ne kadar güçlü olursa olsun ve ne kadar uzun sürerse sürsün.

Fazla büyük bir adım atmak.

İçtenlikle empati kurabilmek için çocuğumuzun bakış açısını anlamamız gerekir ama çoğunlukla anlamayız; en azından o anda. Böyle zamanlarda, yalnızca gördüğümüz şeyi gözlemleyip dile getirdiğimizde, “Joey’nin omzuna dokunması seni rahatsız etti,” bu, bizi anlama ve empati yapma yolunda yönlendirir. Bir anda farkında varabiliriz, “A, doğru, neredeyse uyku saati geldi ve yorulduğunda dokunulmak konusunda çok hassas oluyor.”

Böylece empati kurmaya çalışmaktansa 0-1 yaş arası çocuklar konusunda uzman olan Magda Gerber’in gözlemlemetavsiyesini tercih ediyorum. Bana göre, gözlemlemek daha açık ve daha doğru hissettiriyor.

Üstelik, empati hedefimiz olduğunda, yansıtmaya doğru dümen kırma (özellikle de konuşma öncesi çocuklarda) eğilimimiz artıyor ve çocuğun duygusunu bir üst düzeye çıkarmış oluyoruz. Örneğin, hafifçe irkilmiş olan çocuğumuza “Bu seni şaşırttı, değil mi?” demek yerine “O köpeğin havlaması seni korkuttu!” demek gibi.

Bizim hislerimiz ve düşüncelerimiz çok önemlidir çünkü neredeyse her zaman çocuklarımızın hislerinin tonunu belirler (yere düşen bir çocuğun nasıl hissetmesi gerektiğini “anlamak” için dönüp ebeveynine bakması bunun en büyük kanıtıdır). Bu yüzden empati kurma konusundaki en iyi niyetlerimiz ters teptiğinde, istemeden çocuklarımızın duygusal tepkilerinin daha da yoğunlaşmasına ve kendilerini bunlarla başa çıkmak konusunda daha yetersiz hissetmelerine sebep olabiliyoruz. Gözlemlemek daha güvenli, “Halıya takılıp düştüğünü gördüm.” Ardından empati kurmadan önce çocuğunuzun bu konuda ne hissettiğini bekleyip görün, “Ay, acıdı.”

Empati bariyerleri kaldırır.

Bir ebeveyn şöyle söylemişti, “Empati işe yaramıyor benim çocuğumda… Ne zaman hislerini kabul etmeyi denesem daha da beter ağlıyor ve hiç durmayacakmış gibi görünüyor. Ne kadar ağlamasına izin vermem gerekiyor?”

Bu, aslında,  empatinin işe yaradığını gösteriyor. Hem de gayet iyi.

Çocuğumuzun bakış açısını sabırla ve içtenlikle kabul ettiğimizde…

Beklemeye, dinlemeye, kabullenmeye, çok konuşmamaya hatta belki de hiç konuşmamaya ve duygularının ifadesine bir zaman sınırı koymamaya istekli olma cesaretini gösterdiğimizde…

Çocuğumuza sessiz bir şekilde sarılmaya ya da kucaklanmaya ihtiyacı olduğunda, bunları onun adına başlatmadan, orada olduğumuzu hissettirdiğimizde…

Çocuklarımızı belki de saatlerdir, günlerdir, haftalardır, aylardır, hatta yıllardır içinde tuttuğu duyguları ve hisleri ifade etmeye yüreklendirmiş oluruz.

Empati sabırlı, sağlam, sakin, açık, kabullenici ve gerçek olduğunda sizi her zaman birbirinize yaklaştırır. Gerçekten bağ kurduğumuzu hissetmek er ya da geç acılarımızı mutlaka yatıştırır.

Bir Yorum Yazin

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com